ciminliler.formu  
 
  cimin ile ilgili 24.10.2018 04:47 (UTC)
   
 


ein Bild

                                                        TARİHİ

Tzumina-Cimin ve Üzümlü… Asırları bu isim altında yaşamış bir ilçemiz. Erzincan’ın kuzeyindeki dağ zinciri eteğinde, tarihi Altıntepe’nin yakınında oluşu, onun bir çok kültür ve medeniyeti yaşadığına delildir.

Din açısından, paganist devreyi Urartu’dan İran dönemine kadar yaşadı. Takiben ateşgede rahiplerinin kontrolüne girdi. Persler Anahid gibi kültür bölgesindeki gibi Üzümlü’de de tapınma aracı yaptılar. Roma’nın gelişi ile bu defa Latin panteonu hakim olmuştur.

Hırıstiyanlık, çok sonraları, Aziz Grigor (Aydınlatıcı) vasıtası ile yayıldı. Kısa zamanda bir çok vank denilen tapınaklar, hem Üzümlü’de hemde Erzincan’da göz çarpmıştır. Doğuda Theodisiopolis (Erzurum), Tzumina da Aedifis’de görüldüğü gibi, Doğu Roma’nın büyük imparatoru Justinianus adıyla göze çarpmıştır.

Sasani istilalarının yerini VII. yy ortalarında İslam gazaları aldı. Peygamber Hz. Muhammed’in sahabesi veya halifelerin emirleri, Kemah, Erzincan ve Erzurum gazalarında Üzümlü’yü de İslam Devleti topraklarına kattılar. Böylece ilk defa Allah, Hz. Muhammed ve dolayısıyla ezan sesleri Üzümlü sosyal hayatında gördü.

Malazgirt Zaferi ile Üzümlü’nün de kaderi değişti. Alp Arslan ve Melikşah’ın emirlerinden olan Mengücük Gazi, İlk Türk hakimi olarak Üzümlü’de saygı ve itibar görmüştür. Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar, Türkmen asıllı beylikler ve nihayet Koyunlular’dan sonra Kara ve Ak Koyunlular da Üzümlü’ye Türkleşme sürecini kazandırdılar. Yıldırım ve Tümerlenk gibi Fatihler ve Üzümlülüler’in yabancısı değildiler. Şah İsmail fırtınasına, Yavuz Sultan Selim 1514’te son verdi. Kanuni Sultan Süleyman gibi Cihan Padişahı İran seferi için Üzümlü’nün Cibice geçidinden geçti.

Üzümlü, Erzincan gibi sürekli depremlerin tehdidinde kaldı. Eski kalıntılarını toprağa gömdü. Bir çok insanı da zarara uğradı.

Osmanlı-Rus harplerinin sonuncusu sayılan I. Dünya harbinde yenik düşülmesi üzerine Ruslar, 1916’da ilk işgal acısını yaşattılar. I. Kafkas Kolordusu’nun fedakar askerlerince 1918’de kara günlere son verildi. Mütareke… kongreler… Büyük kurtarıcı M.Kemal ile, hem Hey’et-i Temsiliye Reisi, hem de 1924’te Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa olarak tanıştı. Onu topraklarında gördü. 1923’te Cumhuriyet İdaresi. Vilayet Merkezi Erzincan idi.

1924 yılına kadar köy statüsünde yerleşim birimi olarak süregelen Üzümlü bu yıl Nahiye statüsünü kazanmıştır. Ve yine Üzümlü Belediyesi 14 Nisan 1930 tarih ve 1580 sayılı Belediyeler Kanununun 2. maddesi gereği “Nüfusu 2000 den fazla mahallerde belediye teşkilatı mecburidir.” Hükmüne göre 1930 yılında kurulmuştur.

M.Kemal Atatürk sürekli olarak, demiryolu politikası üzerinde durdu. Nihayet 1938’de modern ulaşım aracı tren-demiryolu Üzümlü güneyinden geçirildi. Aşılmaz Karasu, betonarme ve demir köprülerle aşıldı.

19.06.1987 gün ve 3392 Sayılı Kanunla İlçe yapılan Üzümlü’de 16.09.1988 tarihinde fiilen Kaymakamlık kurularak faaliyete geçmiştir.

Üzümlü, Tzumina ve Cimin isimlerini taşımıştı. İlçe oluşu ile, Kara Üzümü ile sıfatlandırıldı ve “Üzümlü” adını aldı. Ve böylece 2000’li yıllara doğru adım atılmak üzeredir.

Tarımın, ticaretin, kültürün ve eğitimin gelişme göstermekte olduğu Üzümlü’yü artık parlak bir gelecek beklemektedir.

Get this widget | Share | Track details
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kullanıcı adı:
Şifre:
  Reklam
Bugün 1 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=